Binbir İnsan Masalları - 5: Hayat Gerçeğe Perde - 2. baskı
Autori
Maggiori informazioni sul libro
Seni anlatacaktım... Senden söz edecektim... Belki de seni bilsinler istedim. İsmini söylesem; kiminin aklında şımarık, kimininde uysal, kiminde cahil, kiminde ölüm, kiminde mazlum, kiminde zalim, kiminde genç, kiminde yaşlı, kiminde çirkin, kiminde güzel bir şeyler canlanacaktı. Herkes kendi geçmişinden, kitaplarından, tarihinden, yani "kendi"nden bir olta takacaktı sana. Rengini söylesem; kimi kötü, kimi iyi, kimi yakan, kimi yanan, kimi duran, kimi koşan, kimi ayık, kimi sarhoş sanacaktı seni. Herkes "kendi" rengiyle boyayacaktı seni. Kokunu anlatsam; kimi hoş, kimi iğrenç, kimi hafif, kimi ağır, kimi çiçekli, kimi baharatlı sanacaktı seni. Herkes "kendi" burnuyla koklayacaktı seni. Tadını söylesem; kimi acı, kimi tatlı, kimi ekşi, kimi mayhoş, kimi tuzlu diyecekti sana. Huyundan söz etsem; kimi iyi, kimi kötü, kimi korkak, kimi cesur, kimi tembel, kimi çalışkan, kimi kahraman, kimi akıllı, kimi deli sanacaktı seni. Hepsi "kendi" kalbinin penceresinden seyredecekti seni. Neyinden bahsetsem "onlara", neyinden söz açsam "onlardan", neyini söylesem "onların" olacak; ne söylesem seni örtecek. Suskunluk bile herkesin karnında başka bir çocuğa gebeydi. Saklandım, beni gören seni bir şey zannetmesin diye…
Acquisto del libro
Binbir İnsan Masalları - 5: Hayat Gerçeğe Perde - 2. baskı, Cem Mumcu
- Lingua
- Pubblicato
- 2008
- Rilegatura
- (In brossura),
- Condizioni del libro
- In ottime condizioni
- Prezzo
- 14,99 €
Metodi di pagamento
Ancora nessuna valutazione.
- Titolo
- Binbir İnsan Masalları - 5: Hayat Gerçeğe Perde - 2. baskı
- Lingua
- Turco
- Autori
- Cem Mumcu
- Editore
- Okuyan Us Yayinlari
- Pubblicato
- 2008
- Formato
- In brossura
- Pagine
- 120
- ISBN10
- 6054054031
- ISBN13
- 9786054054039
- Serie
- Descrizione
- Seni anlatacaktım... Senden söz edecektim... Belki de seni bilsinler istedim. İsmini söylesem; kiminin aklında şımarık, kimininde uysal, kiminde cahil, kiminde ölüm, kiminde mazlum, kiminde zalim, kiminde genç, kiminde yaşlı, kiminde çirkin, kiminde güzel bir şeyler canlanacaktı. Herkes kendi geçmişinden, kitaplarından, tarihinden, yani "kendi"nden bir olta takacaktı sana. Rengini söylesem; kimi kötü, kimi iyi, kimi yakan, kimi yanan, kimi duran, kimi koşan, kimi ayık, kimi sarhoş sanacaktı seni. Herkes "kendi" rengiyle boyayacaktı seni. Kokunu anlatsam; kimi hoş, kimi iğrenç, kimi hafif, kimi ağır, kimi çiçekli, kimi baharatlı sanacaktı seni. Herkes "kendi" burnuyla koklayacaktı seni. Tadını söylesem; kimi acı, kimi tatlı, kimi ekşi, kimi mayhoş, kimi tuzlu diyecekti sana. Huyundan söz etsem; kimi iyi, kimi kötü, kimi korkak, kimi cesur, kimi tembel, kimi çalışkan, kimi kahraman, kimi akıllı, kimi deli sanacaktı seni. Hepsi "kendi" kalbinin penceresinden seyredecekti seni. Neyinden bahsetsem "onlara", neyinden söz açsam "onlardan", neyini söylesem "onların" olacak; ne söylesem seni örtecek. Suskunluk bile herkesin karnında başka bir çocuğa gebeydi. Saklandım, beni gören seni bir şey zannetmesin diye…


