Bookbot

Parametri

  • 438pagine
  • 16 ore di lettura

Maggiori informazioni sul libro

İhanete Uğrayan Devrim, Marksist yazının başyapıtlarından. Büyük bir kitlenin toplu aldanışının ardındaki hakikati açığa çıkartan, bütün yazın türlerinin ayrım çizgilerini silen özel bir kitap. Ekim Devrimi'nin, Lenin'in ölümünden sonra kurulmaya başlayan korkunç bürokrasi aygıtına dönüşmesini anlatan eşsiz bir kaynak olmaya devam ediyor. Sovyetler Birliği ne denli uzun süre kuşatma altında kalırsa, yozlaşma süreci toplumsal dokuyu o denli derinden sarsacaktır. Uzun süreli bir tecrit, ulusal komünizmle değil, ister istemez kapitalizmin restorasyonuyla sonuçlanacaktır. Nasıl burjuvazi sosyalist demokrasiye barış içinde uyum gösteremezse, sosyalist bir devlet de kapitalist dünya sistmine barış içinde uyum gösteremez. Tarihin gündeminde olan, ''tek ülke''nin barışçı sosyalist gelişmesi değil, dünyayı sarsıcı uzun bir savaşlar ve devrimler dizisidir. Sovyetler Birliği'nin iç hayatında da sarsıntılar kaçınılmazdır. Nasıl bürokrasi planlı ekonomi uğruna mücadelede zengin köylüyü mülksüzleştirmek zorunda kaldıysa, proletarya da sosyalizm uğruna mücadelede bürokrasiyi mülksüzleştirmek zorunda kalacaktır. Mezar taşının üstüneyse şu sözleri kazıyacaktır: ''Burada tek ülkede sosyalizm teorisi yatıyor.''

Acquisto del libro

İhanete Uğrayan Devrim, Çiçek Öztek, Gülnur Acar-Savran, Daryo Navaro, Lev Davidovič Trockij, Kolektif

Lingua
Pubblicato
2006
product-detail.submit-box.info.binding
(In brossura),
Condizioni del libro
In buone condizioni
Prezzo
28,99 €

Metodi di pagamento

Titolo
İhanete Uğrayan Devrim
Lingua
Turco
Pubblicato
2006
Formato
In brossura
Pagine
438
ISBN10
9944494003
ISBN13
9789944494007
Serie
Descrizione
İhanete Uğrayan Devrim, Marksist yazının başyapıtlarından. Büyük bir kitlenin toplu aldanışının ardındaki hakikati açığa çıkartan, bütün yazın türlerinin ayrım çizgilerini silen özel bir kitap. Ekim Devrimi'nin, Lenin'in ölümünden sonra kurulmaya başlayan korkunç bürokrasi aygıtına dönüşmesini anlatan eşsiz bir kaynak olmaya devam ediyor. Sovyetler Birliği ne denli uzun süre kuşatma altında kalırsa, yozlaşma süreci toplumsal dokuyu o denli derinden sarsacaktır. Uzun süreli bir tecrit, ulusal komünizmle değil, ister istemez kapitalizmin restorasyonuyla sonuçlanacaktır. Nasıl burjuvazi sosyalist demokrasiye barış içinde uyum gösteremezse, sosyalist bir devlet de kapitalist dünya sistmine barış içinde uyum gösteremez. Tarihin gündeminde olan, ''tek ülke''nin barışçı sosyalist gelişmesi değil, dünyayı sarsıcı uzun bir savaşlar ve devrimler dizisidir. Sovyetler Birliği'nin iç hayatında da sarsıntılar kaçınılmazdır. Nasıl bürokrasi planlı ekonomi uğruna mücadelede zengin köylüyü mülksüzleştirmek zorunda kaldıysa, proletarya da sosyalizm uğruna mücadelede bürokrasiyi mülksüzleştirmek zorunda kalacaktır. Mezar taşının üstüneyse şu sözleri kazıyacaktır: ''Burada tek ülkede sosyalizm teorisi yatıyor.''