Accenderemo il sole
- 275pagine
- 10 ore di lettura
José Mauro de Vasconcelos era un maestro nel catturare complesse emozioni umane ed esperienze di vita. La sua scrittura attinge a profonde esperienze personali, esplorando temi come l'infanzia, la resilienza e i cambiamenti improvvisi della vita con profonda empatia. Vasconcelos era noto per il suo processo creativo non convenzionale, immergendosi meticolosamente nelle ambientazioni delle sue storie per ritrarre vividamente i suoi personaggi e i loro mondi. La sua eredità letteraria risiede nella sua cruda onestà e nella sua capacità di entrare in risonanza con i lettori a un livello profondamente umano.






Zezé is Brazil's naughiest and most loveable boy, his talent for mischief matched only by his great kindness. When he grows up he wants to be a 'poet with a bow-tie' but for now he entertains himself playing pranks on the residents of his family's poor Rio de Janeiro neighbourhood and inventing friends to play with. That is, until he meets a real friend and his life begins to change
Yazarlıkta karar kılıncaya kadar, boks antrenörlüğünden ressam ve heykeltıraşlara modellik yapmaya, muz plantasyonlarında hamallıktan gece kulüplerinde garsonluğa kadar çeşitli işlerde çalışan Jose Mauro de Vasconcelos'un başyapıtı Şeker Portakalı, "günün birinde acıyı keşfeden küçük bir çocuğun öyküsü"dür. Çok yoksul bir ailenin oğlu olarak dünyaya gelen, dokuz yaşında yüzme öğrenirken bir gün yüzme şampiyonu olmanın hayalini kuran Vasconcelos'un çocukluğundan derin izler taşıyan Şeker Portakalı, yaşamın beklenmedik değişimleri karşısında büyük sarsıntılar yaşayan küçük Zeze'nin başından geçenleri anlatır. Vasconcelos, tam on iki günde yazdığı bu romanı "yirmi yıldan fazla bir zaman yüreğinde taşıdığını" söyler.
Die Geschichte eines bedrohten Indio-Stammes im brasilianischen Urwald
Belletristik : Brasilien/Sertão/Zigeuner : kulturelle Identität.
Am 26. Februar 2020 wäre José Mauro de Vasconcelos 100 Jahre alt geworden. Im zweiten Teil seiner romanhaften Biografie erfahren wir, wie sich sein Leben nach der großen Tragödie aus Mein kleiner Orangenbaum gestaltet hat. Ein ergreifender Roman vom Erwachsenwerden, reich an südamerikanischem magischem Realismus und berührenden Momenten.
"Jose Mauro de Vasconcelos"un bu romanında, olaylar, bir kenar mahallenin köy yolunu andıran bir sokağında geçiyor. Her bölümü, her parçası, türlü renk tonlarıyla dolu bir kitap. Toplumsal yalanlar, bireysel ikiyüzlülükler, duygusal özlemleri altüst eden kişisel hesaplar, acı alaylar, kargaşa içindeki bir toplumun açık belirtileri olan kaprisler birer birer önümüze seriliyor. Kitabın başkahramanları, başkalarına adanmış sade bir yaşam sürmek uğruna, kendi dünyalarını terk eden Antao ile Ananias ve onların çevresinde bu kenar mahallenin sevecen ve inançlı sakinleri. Romanda yer alan kişiler, olaylar, sıcak, yumuşak, şiirli bir dille anlatılıyor. "Çıplak Sokak"ta "Tanrı'nın yüzünü cesaretle arayan" Vasconcelos, okuyucunun bu konuda kendi konumunu seçmesi ve son sözü söylemesi için, yargıları ve tanımlamaları onun yorumuna bırakıyor.
Şeker Portakalı adlı romanıyla ülkemizde yediden yetmişe herkesin sevgilisi olan Brezilyalı yazar José Mauro de Vasconcelos'tan bir roman daha. Romanın başkişisi, damarlarında çingene kanı taşıyan yetim Chicao. Brezilya'nın uçsuz bucaksız kıraçlarında büyüyen Chicao, rüzgâr'ı ve deniz'i kardeşi bilir. Ateşli, güzel Joaninha'nın sevgilisi ve o kıyının en güçlü erkeği olur. José Mauro de Vasconcelos, o her zamanki şiirli sokulgan anlatımıyla, özsuyunu doğadan alan, sevgi ve özlem dolu, yaşamın içinden süzülüp gelmiş bir roman daha yaratıyor. Bu romanda rüzgâr canlanır, ışık ve müzik gereçlerinin, dans adımlarının ve yürek çarpıntılarının gürültüsüne dönüşür. Anlattığı toprakları ve o toprakların insanlarını çok iyi tanıyan yazar, onların duygularını, düşüncelerini, o topraklara bağlılıklarını ve o topraklardan kopuşlarını büyük bir ustalıkla yansıtıyor.