Bookbot

Semaver

Öykü - 22. baskı

Valutazione del libro

Parametri

  • 105pagine
  • 4 ore di lettura

Maggiori informazioni sul libro

Sait Faik, Burgaz çalılıklarından çekti  bir kızılcık dalı kopardı, kalem gibi yonttu, ucunu yaşama batırdı ve yazmaya koyuldu.Türk hikayeciliği Ömer Seyfettin'den sonra Memduh Şevket Esendal, Fahri Celalettin gibi ustaların sürdürdüğü bir türdü. Sabahattin Ali, Refik Halit'in memleket hikayeciliğine diyalektik bir görüş katmış ve bu yeniliği ile 1940'ların tek ismi olmuştu. Sait Faik ise onların yapmadığı bir şeyi yaptı. Bir konuyu değil, yaşamın bir parçasını işliyordu. Bir tez savunmuyor, bir yaşantıyı yansıtıyordu. İnsan sevgisi dolu, doğa sevgisi dolu bir yüreği vardı. Neye baksa bu sevgi ile ısınıyor, ışıklanıyordu. Biz ancak o el attıktan sonradır ki, en önemsiz görünen insanların ve şeylerin zevkine eriştik.Haldun Taner, Ölürse Ten Ölür Canlar Ölesi Değil, 1983.

Acquisto del libro

Semaver, Sait Faik Abasıyanık

Lingua
Pubblicato
2008
product-detail.submit-box.info.binding
(In brossura)
Ti avviseremo via email non appena lo rintracceremo.

Metodi di pagamento

4,1
Molto buono
2443 Valutazioni

Qui potrebbe esserci la tua recensione.

Titolo
Semaver
Sottotitolo
Öykü - 22. baskı
Lingua
Turco
Editore
YKY
Pubblicato
2008
Formato
In brossura
Pagine
105
ISBN10
9750805100
ISBN13
9789750805103
Serie
Valutazione
4,1 su 5
Descrizione
Sait Faik, Burgaz çalılıklarından çekti  bir kızılcık dalı kopardı, kalem gibi yonttu, ucunu yaşama batırdı ve yazmaya koyuldu.Türk hikayeciliği Ömer Seyfettin'den sonra Memduh Şevket Esendal, Fahri Celalettin gibi ustaların sürdürdüğü bir türdü. Sabahattin Ali, Refik Halit'in memleket hikayeciliğine diyalektik bir görüş katmış ve bu yeniliği ile 1940'ların tek ismi olmuştu. Sait Faik ise onların yapmadığı bir şeyi yaptı. Bir konuyu değil, yaşamın bir parçasını işliyordu. Bir tez savunmuyor, bir yaşantıyı yansıtıyordu. İnsan sevgisi dolu, doğa sevgisi dolu bir yüreği vardı. Neye baksa bu sevgi ile ısınıyor, ışıklanıyordu. Biz ancak o el attıktan sonradır ki, en önemsiz görünen insanların ve şeylerin zevkine eriştik.Haldun Taner, Ölürse Ten Ölür Canlar Ölesi Değil, 1983.